Yazar Aziz Tunç ile Söyleşi

Bu defa sayfamız dostlarından Yazar Mehmet Söğüt, Maraş Katliamı’nı birebir yaşamış politik bir yazarımıza, Aziz Tunç’a siz okurlarımız için sordu:

at.jpg

Pirtûk û Weje: Kısaca eserlerinizi ve kendinizi tanıtır mısınız,
okurlarımız sizi bir de sizden duysun istiyoruz?

Ben Aziz Tunç, Maraş Elbistanlı Kürt Alevi bir genç olarak Ortaokulu
okumak amacıyla Elbistan’a geldim, her köylü çocuğu gibi. Birkaç yıl
sonra, 1970’lerin ilk yarısında başlamak üzere, dönemin politik
gelişmelerinden etkilenerek devrimci mücadeleye dahil oldum. 1980’lere kadar devam eden bu süreçte çesitli defalar cezaevine girdim.
1978 Maraş Katliamı’nı yaşadım. Sıkıyönetim koşullarında, iki ayı aşan
bir süre Maraş işkencehanelerinde, işkencenin her türünü en korkunç
haliyle yaşadım. Ancak istediklerini alamayan işkenceciler, legal bir
derneğin yöneticisi olmaktan kaynaklı beni cezaevine
gönderdiler.

1980 darbesi yapıldığında Afşin Cezaevi’ndeydim ve cezaevinde çıkmam
için kısa bir sürem kalmıştı. Söz konusu kısa süre bitince cezaevinde
çıktım ve mücadeleye kaldığımız yerden devam etmek üzere calışmalara
başladık. Ancak bilindiği gibi, o süreç 12 Eylül darbesinin baskıları
sonucunda kesintiye uğradı.

1980- 1991 yılları boyunca aranan bir devrimci olarak Türkiye’de illegal
yaşamak durumunda kaldım. 1989’dan sonra başlayan legal demokratik
siyasal çalışmalara İstanbul’da katıldım. 1991’den HEP’le başlayan bu
çalışmalara aynı alanda, ara vermeden devam ettim.

2011 yılında BDP İstanbul il yöneticiliği yaparken birçok arkadaşla
birlikte İstanbul KCK’de yönetici olduğum idddiasıyla tutuklanıp önce
Edirne F Tipi Cezaevi’nde, sonra Silivri L Tipi Cezaevi’nde iki yıl
kadar kaldım.
Yine 2011 yılında Maraş Katliamı’nı konu edinen Maraş Kıyımı- Tarihsel Arka PlanIı ve Anatomisi– adlı kitabı yayınladım. Kitap PEN Türkiye Merkezi tarafında ayın kitabı olarak seçildi.

2014 yılında cezaevinde çıktıktan sonra yine Maraş Katliamı’nın başka
bir boyutunu açığa çıkartmak için, –Beni Sen Öldür- Maraş/ 78- adlı
kitabı yazdım. Bu kitaptan dolayı ben ve kitabı köşesinde tanıtan
Posta Gazetesi’nin yazarı Nedim Şener bir ırkçı tarafında, hakkımızda
hem ceza hem tazminat davası açıldı. Bu yolla bana ve katliam
karşıtlarına gözdağı verilmek isteniyordu. Hakkımızda açılan dava
devam ediyordu en son. Bu süre boyunca politik çalışmalara ara
vermeden devam ettim, en son 7 Haziran ve 1 Kasım 2015 seçimlerinde
HEP Maraş 1. sıra milletvekili adayı olarak seçimlerde görev aldım.
Aynı dönemde Maraş Terolar’da yapılmak istenen kampa karşı sürdürülen
mücadelede köylülerle birlikteydim.

Pirtûk û Weje: Maraş Katliamı’na dair yazdığınız `´Beni Sen Öldür`´
kitabınıza bu adı vermenizin özel bir nedeni var mı, neden böyle bir
isim?

Evet, bu ismin çok özel bir anlamı var. Bu cümleyi Maraş
Katliamı’ndan çok derin bir travma yaşayan Ümmühan Duman anne, eşine
söylemiş, eşi de çok sade bir biçimde bana anlattı. Türk ve sünni
olduğu için katledilemeyeceğini düşünen, saldırganlara Türk ve sünni
olduğunu elindeki Kuran’dan ayetler okuyarak göstermeye calışan Ümmühan anne, katliamcıları ikna edemediğini gördüğünde, bir kadın ve anne olmanın hassasiyetiyle, kendisine tacevüz edeceklerinden korktuğu ve
çocuklarıyla eşinin katledilmesini görmeye dayanamayacağını düşünerek
elinde tabanca olan eşine -beni onların eline bırakma, ‘’beni sen öldür,’’
demiştir. Katliamcılardan kurtulamayan, oğlu katledilen kendisi ve eşi
komalık olan ve daha sonra yatalak kalan Ümmühan anne, yaşadığı
acılara dayanamayarak intihar etmiştir.

Pirtûk û Weje: Siyasal bir süreç yaşadınız. Genel olarak Türkiye’de neler
oldu, neler oluyor,
kişisel olarak sizin durumunuz nedir?

Türkiye hızla, Recep Tayip Erdoğan tarafında Türk İslam devleti
olmaya doğru götürülüyor. Elbette konuyu kısa birkaç cümleyle ifade
etmek kolay değildir. Ancak yaşanananlar çok açıktır. Kemalist devlet
tarihi boyunca dini gericiliği ve Türk ırkçılığını kullanarak kendi
ulus devletini kurmaya calıştı. Bugün de İslamcı gericilik Kemalizmi de
kullanarak, devleti Türk İslam İmparatorluğu’na dönüştürmek
istemektedir. Bugün onaylanan anayasa ile RTE kendisini geleceğin
padişahı ve halifesi olarak kabul ettirmek istemektedir. RTE’nin
gerçekleştirmek istediği yeni Türk İslam devletinde Avrupa düşman
olarak vardır. Aleviler ve sünni İslam olmayan inançlar yok
edilecektir. Kürtler iradesizleştirilerek dinsel gericiliğin parçası
haline getirilecektir. Çağdaş, laik yaşamın tüm değerlerinin yerini
dinsel referanslarla belirlenmiş değerler alacaktır. Böyle bir devlet
sadece bizim değil tüm dünyanın başına bela olacaktır. RTE dünün
Hitleri ile Enver Paşa’sının yolunda gitmektedir.

Kişisel olarak benim devam eden iki davam bulunmaktadır. KCK
davasıyla, -Beni Sen Öldür– adlı kitaptan dolayı açılmış olan ceza ve
tazminat davaları. Ayrıca HDP Maraş milletvekili adayı olmamdan
kaynaklanan soruşturmaların açıldığını avukatlarım söylediler. Maraş’ta
beraber calıştığım tüm partili arkadaşlar tutuklanmış bir
durumda. Aynı şekilde HDP’lilere yönelik bütün saldırılar beni de
ilgilendirmektedir. Üç çocuğumun üçü de politk olarak devlet
tarafında cezalandırılmış durumdadırlar. İki oğlum muhalif
gazetecilikten hükümlü, birisi yurtdışına çıktı, diğeri
yargıtayda bulunan dosyasının onaylanmasını bekliyor. Kızım demokratik
kadın hareketinin bir eyleminden dolayı yargılanıyor.
Ben buradayken evim basıldı, pasaportum KCK yargılamasından dolayı
diğer arkadaslarla birlikte iptal edilmiş, yurtdışı çıkış yasağı
konmuştur.
aziztunc.jpg

Pirtûk û Weje: Edebiyattan ne anlıyorsunuz, edebi anlayışınızın genel
bir çerçevesini çizer misiniz?

Edebiyat insanın ve insanlığın gelişmesini sağlayan ve insanın
yarattığı en önemli araçlardan birisidir. Aslında sadece edebiyat
değil, bütün sanatlar insanın insanlaşmasını sağlayan en temel araçlar
olarak kabul edilmek durumundadır. Sanat yüksek düzeyde soyutlama
gerektiren bir alandır. Böyle olması sanatın üretilmesi için
düşünme, düşünceyi soyutlayarak başka bir düşünceye varma veya başka
bir düşünce üretme ve bütün bunları, sıradan olmayan bir tarzda ifade
etme yeteneği gerektirmektedir. İşte bu nedenle sanat ve edebiyat
insanın diğer canlılardan farklı olarak düşünmesini ve hayal etmesini
sağlayarak inşanlaşmaya varılmasına hizmet etmektedir.
Dolayısıyla edebiyat sadece bir roman yazmak veya bir hikaye
yazmaktan ibaret değildir. İnsanın insanlaşmasını sağlayan en önemli
araçlardan birisinden söz edildiği bilinmelidir.

Edebiyatı ve sanatı böyle değerlendirmek, edebiyat anlayışını da
belirlemektedir. Genel olarak insanlığa ait bir değer olan edebiyat,
insanlığın yasadığı değişime bağlı olarak ve insana ait bütün
değerlerde olduğu gibi zaman içinde bu özelliğinden uzaklaştırılmak
istenmiştir. Buna rağmen halen edebiyatın insanlığa değer katmaya,
umut yaratmaya devam ettiğini söylemek gerekir.

Edebiyata böyle bakılınca edebiyat anlayışının da buna uygun olması
gereklidir. Bu anlamda edebiyatın topluma hizmet etme özelliğinin
esas alındığı bir edebiyat gerçek rolünü oynayacak ve anlam
kazanacaktır. Elbette her edebiyat eseri toplumsal sorunlara
reçeteler sunmayacaktır. Ama insana dair ve insanın daha mutlu
huzurlu ve özgür olması için yapılan bir üretim olmanın sorumluluğunu
yerine getirmek, edebiyatın asıl işlevi olarak görülmelidir.

Pirtûk û Weje: Kurgu mu ilk tercihiniz yoksa daha çok toplumsal
gerçekçilik mi ağır basıyor? Yazarken birbiri arasındaki sınırları ve
bağları nasıl görüyorsunuz?

Edebiyatta anlatım yönteminin kurgu olması veya yaşanmış/ yaşanan
toplumsal bir sorunun doğrudan anlatılması birbirinin alternatifi
değildir. Bu bir yöntem sorunudur elbette, önemlidir. Ancak bir yöntem
bir diger yöntemin kullanılmasına engel değildir. Burada asıl olan ne
anlatılmak istendiğidir. Yaşanmış veya yaşanan bir sorunu kurgu
yöntemiyle anlatmak mümkün olduğu gibi, yaşanmış bir toplumsal durumu
olduğu gibi anlatmak yerine kurgularla besleyerek anlatmak da mümkündür. Aslında kurgu edebiyatın vazgeçilmezi olarak kullandığı
bir yöntemdir. Birçok nedenden dolayı toplumsal bir sorunu kurgu ile
anlatmak daha anlamlı olabilmektedir. O nedenle bu konuda soruna
yöntem zenginliği açısında bakmak daha isabetli olur.

Pirtûk û Weje: Siyasetin edebiyat ürerindeki etkileri hakkında neler
düşünüyorsunuz? Bağ ve ilişkiler nerede başlıyor, nerede bitiyor? En sağlıklı izlenmesi gereken yol sizce nasıl olmalı?

Siyasetle edebiyat arasında doğal kopartılması mümkün olmayan bir
bağ vardır; öncelikle bunu tespit etmek gerekir. Siyasette aynen
edebiyat gibi insanlığın gelişmesine hizmet amacıyla, insan tarafında
ve yine soyutlama yeteneği kullanılarak ortaya çıkmış bir insani
yaratımdır. Bu ortak özellik aralarındaki ilişkiyi de belirlemektedir.
Edebiyatta siyaset birbirlerini etkileyen, birbirleriyle sürekli
olarak çakışan iki olgudur. Ancak, zamanla siyasetsiz edebiyatı
belirlemeye yönelik bir rol oynamaya başlamıştır ve ne yazık ki
siyasetin bu edebiyatı belirleme tutumu ve çabası günümüzde edebiyatın
tıkanmasına yol açacak düzeyde devam etmektedir. Siyasetin edebiyata
bu düzeyde müdahale etmesi hem doğal gelişmeye aykırıdır, hem de
edebiyatın tamamen işlevsiz kalmasına yol açan. insanlık açısında daha
vahim bir sonucun doğmasına yol açmaktadır. Edebiyatın işlevsel
olabilmesi, siyasetin edebiyata müdahalesinin geride kalması
gerekmektedir. Edebiyatın özgürlüğü siyasetin de özgürlüğünü
sağlayacaktır.

Pirtûk û Weje: Kürt edebiyatı hakkında ne düşünüyorsunuz?

Doğrusu Kürt edebiyatını yakında inceleme ve takip etme olanağım ne
yazık ki olmadı. Öümüzdeki süreçte bu eksikliği gidermeye
çalışacağım. Her Kürt gibi ben de anadilime yeterince hakim değilim.
Öyle olunca da Kürt.e edebiyatı takip etmek kolay olmuyor.
Büyük Kürt destanlarından hareketle tarihsel geçmişi olan bir Kürt
edebiyatının olduğunu belirtmek gerekir. Bu anlamda, Kürt
edebiyatının insanlık ailesi içinde saygınlığı hak eden ama gasp
edilmiş bir yerinin olduğunu belirtebiliriz. Çağdaş edebiyat açısında
bakıldığında ise Kürdistan’ın par.alanmış ve Kürt dilinin
yasaklanmış olması Kürt edebiyatının gelişmesini engellemiştir. Buna
rağmen son yıllarda Kürt edebiyatında önemli gelişmelerin
yaşandığını söylemek mümkündür. Ancak önümüzdeki sürecin edebiyat
açısında daha güçlü geçmesi ve bu yönde ortaya konacak olan çabalarla
sağlanabilir.

Kürt edebiyatının Türk edebiyatından farklılığı olsa olsa Türk
edebiyatının egemen olmaktan kaynaklanan eşitsiz avantajlar olabilir.
Aynı şekilde Kürt edebiyatı ise baskı altında olarak, kendi yolunu
açma mücadelesinin zorluklarıyla boğuşuyor olmanın dezavantajlarını
yaşamaktadır. Aslında normal koşullarda bu dezavantaj olmayabilirdi,
ancak yoğun asimilasyon bu durumu yaratmıştır. Bunun sonucunda Kürt
edebiyatının yeterince gelişmesi engellenmiştir.

Kürt edebiyatı özgür olamamaktan kaynaklı olan bu handikapların
soncunda büyük sorunlar ve çıkmazlar yaşamış,yaşamaktadır. Ancak son
yıllarda yaşanan gelişmeler bu çıkmazların aşılması ve sorunların
çözülmesi konusunda çok büyük imkanlar ve fırsatlar yaratmış
bulunmaktadır. Kürt edebiyatçıları ve sanatçıları bu sorunları aşmak
için fazlasıyla imkan sahibidirler. Bu anlamda ve bugün yapılması
gereken Kürt edebiyatının geliştirilmesinin teşvik edileceği
imkânlar, araçlar ve mekanizmaların yaratılmasıdır. Bu yolla yaratılan
edebiyat ürünlerinin dünyaya tanıtılmasının sağlanması için de aynı
şekilde uygun imkan ve araçların devreye konması önemlidir. Kürt
edebiyatçısı, henüz kendi gerçekliğini bundan 40-50 yıl öncesindeki
gibi görmektedir. Belki de o yıllarda yaşanan bütün dünyaya kabul
etttirilmiş olunan Kürtleri yok saymanın yarattığı travmatik
etkilerin izleri devam etmektedir. Halbuki bugün yüksek bir özgüvenle
dünyanın en güçlü ve etkili edebiyatının yaratılması çok mümkündür.
Kürt halkının Viktor Hugolar, Dostoyevskiler, Balzaklar üretecek
kadar büyük yaşanmışlıkları olduğunu bütün dünya görüyor ve takdirle
izliyor. Bu yaşanmış toplumsallığın edebi bir karşılığı ve bunu ortaya
koyacak bir ustası mutlaka çıkacaktır. Bütün yapılması gereken bu işin
gerektirdiği mekanizmaları ve yaklaşımları ortaya koyabilmektir.

Pirtûk û Weje: Size çok teşekkür ediyoruz.

Ben teşekkür ederim…

30.01.2017

Advertisements

Kommentar verfassen

Trage deine Daten unten ein oder klicke ein Icon um dich einzuloggen:

WordPress.com-Logo

Du kommentierst mit Deinem WordPress.com-Konto. Abmelden / Ändern )

Twitter-Bild

Du kommentierst mit Deinem Twitter-Konto. Abmelden / Ändern )

Facebook-Foto

Du kommentierst mit Deinem Facebook-Konto. Abmelden / Ändern )

Google+ Foto

Du kommentierst mit Deinem Google+-Konto. Abmelden / Ändern )

Verbinde mit %s