Newroz 3. Baskısı ile Okurları Karşısında

q.jpg

Yazar ve ressam Muzaffer Oruçoğlu’nun 1993 yılında yayınlandıktan sonra yasaklanan ‘Newroz’ isimli kitabı, Almanya’da yeniden basıldı.Almanya’da Zer Yayınları’ndan çıkan Oruçoğlu’nun romanı, 520 sayfadan oluşuyor. İlk olarak 1993 yılında yayımlanan ‘Newroz’ romanı Türkiye’de yasaklanmıştı. Soluk soluğa okunacak roman, okuyucuyu dağların zirvelerinden, düz ovalara, şiddetli çatışmalardan, derin vadilere ve gerillaya götürüyor. Yazar Muzaffer Oruçoğlu’nun romanda kullandığı dil, kitap okurlarına tanıdık gelecek. Dostluklar, şakalaşmalar, kaygılar, umutlar, acılar ve mücadele azmi okuyucuyu kendisiyle birlikte romanın içine sürükleyecek…

Roman Mazıdağı’ndan Ararat’a, Andok Dağı’ndan Sason’a, Herekol’dan Cudi’ye, Şerafettin Dağları’ndan Bradost’a zirvelerde yolculuğa çıkarıyor. Adıyaman, Kars ve Urfa’daki yıldırım operasyonlarından gerilla namlusuna, helikopter gürültüsü ve dehşetinden keklik, serçe ve güvercin kümelerine götürüyor. Bazen asker namlularından çıkan vahşet anlarından, roman karakterlerinden Yıldız’ın aydınlığı yağdırdığı uçurumun çıplak kayalarında gezdiriyor… Kimi zaman Herekol eteklerindeki bir buluşma, kimi zaman yükselen bir feryada tanık olunan ‘Newroz’da, Cudi Dağı’nda Rohni’yi nasıl bulacağını düşünen Zine’nin yanında buluyoruz kendimizi.Dersim’den Ararat’a…

Sık sık askerin bugün de halen kulaklarda çınlayan “teslim olun” çağrısından, bir anda boşalan şarjör seslerine, helikopter tıkırtısıyla uyanan Lori’ye kadar, renkli, acılı, mizah dolu, coşkulu ve soluk soluğa bir roman…Fırat, Dicle ve Zap suları da akıyor bu romanda. Bütün kuşlar, ceylanlar kaçıp gamzesine sığınıyorlar Zine’nin. Ama Zine, göğün ötesinden gelen yedi başlı ejderha gölgeleriyle boğuşuyor. Bu gölgeleri yok ederse, dünya yeşillenecek, hayvanlar, çiçekler, rüzgarlar, sesler, kokular yerlerine dönecek, ırmak yataklarını duru sular basacak, ağaç, yağmur ve ışık cenneti başlayacaktı…

Romanda Komutan Zal, Lori’yi altı kişilik bir grupla Bekaa’ya gönderiyor. Bu arada Dersim’den Ararat’a, Serhad’dan Çele’ye çatışmalar yoğunlaşıyor. Zelal’in üç gün üst üste kıran kırana süren toplantılarda söylediği sözler bugün de önemini koruyor: “Felaketleri başkalarına havale edenler devrimci olamazlar”.“Üzerime yasaklarla gelme! Yasakları yiyenin dişleri temizlenir!”“Belagat şovu yapma! Açık ol, cesaretin artsın!”“Güzellik ve devrimci sabır, doğruyu oy birliği ile ya da çoğunluğun kararıyla hayata geçirmediğin noktada başlar!”“Demokrasiyi muhalefette öğrenmeyen, iktidarda yok eder!”

Quelle: http://muzafferorucoglu.net/basindan.asp?katid=79

Advertisements

Kommentar verfassen

Trage deine Daten unten ein oder klicke ein Icon um dich einzuloggen:

WordPress.com-Logo

Du kommentierst mit Deinem WordPress.com-Konto. Abmelden / Ändern )

Twitter-Bild

Du kommentierst mit Deinem Twitter-Konto. Abmelden / Ändern )

Facebook-Foto

Du kommentierst mit Deinem Facebook-Konto. Abmelden / Ändern )

Google+ Foto

Du kommentierst mit Deinem Google+-Konto. Abmelden / Ändern )

Verbinde mit %s