“Edebiyatın Papa”sı, Yazarların Korkulu Rüyası: Marcel Reich-Ranicki

mrr.jpg

„Eleştirisi ve eleştirmeni olmayan edebiyat kötüdür” sözüyle en acımasız ve en övücü edebiyat eleştirilerini yaparak Orta Avrupa edebiyatında önemli bir yere sahip olan Marcel Reich-Ranicki 93 yaşında Berlin’de vefat etti. Edebiyat alanındaki çalışmalarına II. Dünya Savaşı sonrasında başlayan Ranicki, 1951 yılından itibaren Polonya’da serbest yazar olarak hayatını sürdürmüştür. Çalışmalarını öncelikle Alman edebiyatı üzerine yoğunlaştıran yazarın, politik nedenler yüzünden 1953’ten 1954’ün sonuna kadar yayın yapması yasaklanmıştır. 1958’de bir araştırma için gittiği Almanya’dan Polonya’ya geri dönememiş ve edebiyat çalışmalarını orada devam ettirmiştir. Alman edebiyatı konusunda çok sayıda kitabı bulunan Ranicki’nin ünlü olması, 1988’de TV’de başlattığı Edebiyat Dörtlüsü isimli eleştiri programıyla olmuştur. Ranicki, açık ama acımasız eleştirisi ve kullandığı dili ile, bir kitabın ya da yazarın kariyerini değiştirebilecek popüler bir figüre dönüşmüştür. Çok iyi dost olduğu Martin Walser ve Günter Grass’ın eserlerini yerden yere vurması uzun yıllar hafızalardan silinmemiştir. 

Yazarların korkulu rüyası haline gelen Ranicki, onlar tarafından “Yüksek Öğretmen”, “Terminator”, “Kel Kafalı Komiser” gibi isimlerle anılmıştır. 
Beğendiği kitapları övdüğü kadar, büyük isimler olmalarına rağmen önemli romancıları da korkusuzca ve acımasızca eleştirmiştir. 
En önemli Nobel adayı olan Martin Walser’in‚ Jenseits der Liebe (Aşkın Öte Yakası) isimli eseri için‚ “Bu romanın bir tek sayfası bile okunmaya değer değil,” diyerek kitabı paramparça ederken, öte yandan yine Walser’in Das fliehende Pferd (Uçan At) romanı için ise, “Bu metinler yaşıyor, Walser’in en etkili eseri,” diyerek kitabı ve yazarını yüceltmeyi de bilmiştir. Aynı eleştiri Grass için de geçerlidir. Grass’ın Teneke Trampet romanını, “Önemsiz, okunmaya değmez,” diyerek eleştirirken, Nobel öncesinde, “Ödülü alacak bir Alman yazar varsa o da, Grass’dır,” diyerek, yazarı bir bütün olarak da değerlendirebilmiştir. Ancak ikisi arasındaki çatışma, özellikle Ranicki’nin, Grass’ın Ein weites Feld romanını ağır eleştirmesi sonrasında iyice alevlenmiş, Nobelli yazar Grass ile arası iyice açılmıştır. Grass’ın yaklaşık 2 yıl önce İsrail’i yeren şiiri nedeniyle aralarındaki bağ tümüyle kopmuştur. 
Ranicki’nin 1999 yılında yayımladığı Mein Leben (Hayatım) isimli otobiyografisi aylarca bestseller listesinde kalmış ve 1,6 milyon satış rekorunu elde etmiştir. Ranicki’nin ölümü sonrasında Günter Grass sessizliğini korurken, Almanya Başbakanı Merkel şunları dile getirmiştir: “Onunla, aynı zamanda benzeri olmayan bir edebiyat, ama aynı zamanda özgürlük ve demokrasi dostunu da kaybettik. Bu tutkulu ve eşsiz insanı çok özleyeceğim. Nazilerin canice nefreti bile onun Alman şairlerine duyduğu sevgiyi yok edememiştir…”
Reich-Ranicki, Frankfurt Pauluskirche’de yapılan anma toplantısından bir gün sonra, 26 Eylül’de, yoğun bir katılımla, Frankfurt Merkez Mezarlığı’nda toprağa verildi. 

RANİCKİ’DEN SEÇMELER:

– “Edebiyat eğlendirici olabilir, hatta olmalıdır!”
– “Kibir olmadan edebiyat olmaz. Yazar ya da eleştirmende kibir şarttır. Yoksa hiçbir şey ortaya çıkmaz.”
– “Alman barbarlığı karşısında duyduğum korkuyu hayatım boyunca hep hissettim.”
– “Eleştirmen hakim, savcı ya da avukat değildir.”
– “Bir eleştiri olarak tanımlanmayı hak eden her eleştiri, aynı zamanda bir polemiktir.” 

Rüstem Aslan

Quelle: http://www.aksam.com.tr/kitap/-e2-80-9cedebiyatin-papa-e2-80-9dsi-yazarlarin-korkulu-ruyasi-marcel-reichranicki/haber-251442

Advertisements

Kommentar verfassen

Trage deine Daten unten ein oder klicke ein Icon um dich einzuloggen:

WordPress.com-Logo

Du kommentierst mit Deinem WordPress.com-Konto. Abmelden / Ändern )

Twitter-Bild

Du kommentierst mit Deinem Twitter-Konto. Abmelden / Ändern )

Facebook-Foto

Du kommentierst mit Deinem Facebook-Konto. Abmelden / Ändern )

Google+ Foto

Du kommentierst mit Deinem Google+-Konto. Abmelden / Ändern )

Verbinde mit %s