Arnavutluk Yazarlar Birliği Başkanı Dritero Agolli İle Bir Söyleşi

da

Arnavutluk Yazarlar Birliği Başkanı Dritero Agolli İle Bir Söyleşi

TAVIR — Bilindiği gibi sanatı siyasetten ayıramıyoruz. Sanat, siyasete bağımlı olarak biçimlenir ve ona büyük ölçüde etki yapar. Dergimiz, devrimci mücadelenin önemli bir alanını kapsayan devrimci kültür mücadelesinde bir araç. Ülkemizde, küttür alanında şu ana kadar netleşmiş devrimci sanat anlayışı yok, amacımız teorik konuların da dargimizde açarak devrimci kültür politikasının belirlenmesini ve netleşmesini sağlamaktır. Bu nedenle ülkemizdeki ve uluslararası devrimci kültürlere ağırlık veriyoruz.

AGOLLİ — Derginizin amacı çok büyük ve seçtiğiniz hedefler çok güzel. Lenin şöyle diyor; « bana iyi bir dergi verin, dünyayı değiştireyim», Arşimet de, « bana bir mesnet ve kriko verin, dünyayı kaldırayım» diyordu. Bu anlamda dergi çok önemlidir.

TAVIR — Yaşamınızı sanatçı kişiliğinizde kısaca anlatır mısınız?

A G O L L İ — Atdeval denilen bir bölgenin Korçi kasabasında 1931’d e doğdum ve ilk eğitimimi orada tamamladım. Kurtuluş savaşı başladığında partizanların yanına giderek mücadeleye katıldım. Henüz 13 yaşındaydım ve elimde tüfek tutmak zorundaydım. Çünkü mücadele bunu gerektiriyordu. Ortaokulu ve liseyi, Gürıey Arnavutluk’taki Girahada kasabasında bitirdim. Daha sonra Leningrad Üniversitesi’nin Filoloji bölümünde okumak üzere Sovyetler Birliğine gittim. Yazmaya 14-15 yaşlarında başladım. Bunlar daha çok şiir ve küçük hikâyelerdi. O zamanlar bizim gençlik dergilerimizde basılmıştı. İlk kitabımı 1957 senesinde üniversiteyi bitirirken yazdım. Bu bir şiir kitabıydı. Benim için bunun anıları hâlâ tazedir. Gerçekte de bir yazar için ilk yapıtının önemi çok büyüktür. Bunlar iyi olmasa bile ilk yapıtlar oldukları için sevilirler. Üniversiteyi bitirdikten sonra «Za Repabil» (Yurt için) dergisinin kültür ve sanat bölümünde 15 sene çalıştım. Bu arada Roman, 6 Şiir kitabı, 2 Röportaj kitabı, 2 Dram, 3 Film Senaryosu ve – Öykü kitabım yayımlandı. Ayrıca, Bulgaristan, Yunanistan, İtalya, Fransa, Romanya, Macaristan, İsveç, Norveç, Almanya ve Türkiye’de yayımlanan bir çok kitabım vardır. Ancak bunlar çok gözükse de benim için yeterli değildir. ‚

İyi bir yazar olmak için ise şöyle bir örnek verebilirim; İstanbul’da yaşayan bir yazar yaralansa, başka yerlerde ki yazarlar onun bu acısını hissetmeli, duymalıdır. Çünkü yazarlar halkın evlatlarıdırlar. Yine büyük bir yazar, yapıtlarını güncel konulardan ve halkın gerçek yaşamından seçmelidir. Ayrıca bütün dünyada bir şablonculuk seziyorum. Bir çok fabrikasyon yapıtlar vardır. Örneğin kovboy filmlerinden bir tanesini seyrettikten sonra diğer bütün kovboy filmlerini ezbere öğrenmiş olursunuz. Kitaplar da öyledir. Örneğin, Sartre iyi ve önemli bir yazardır. Ve onun hakkında yazanlar öyle şeyler yazmışlar ki Sartre’ı imambayıldıya çevirdiler. Edebiyatta amaç, ideal yok olursa o bir yük olmaya başlar. Bir dergide, örneğin burjuva basınındaki bir dergi reklamsız çıkamaz. Çünkü içerik olarak «yük» ile doludur. Ve reklamlar olmadan kesinlikle satılamaz. Neden onlar çıplak kadın resimleri basıyorlar. Onlar sadece satmak için uğraşıyorlar ve kitleleri uyutmak istiyorlar. Kitlenin politika ile uğraşmasını istemiyorlar. Başka şeylere dikkati çekiyorlar. Politika olmasın da ne olursa olsun.

Öz olarak anlatmak istediğim, edebiyatın büyük amacı olmalı ve insana bir şeyler vermeli. Edebiyat halk için olmalıdır, yazar en güzel yapıtlarını halka adamalıdır. Çünkü halk herşeyin en iyisine layıktır. Ben de bu amaç doğrultusunda yazmaya çalışıyorum.

TAVIR — Sayın Agolli, genellikle hangi konularda yazıyorsunuz?

AGOLLİ — Ben, ulusal kurtuluş savaşı, sosyalizmin inşası ve halkımızın olumlu kültür değerleri üzerine yazıyorum. Ayrıca yeni akımlar üzerine incelemelerde bulunuyorum.

TAVIR — Arnavutluk halkı genellikle hangi konuları okumayı seviyor?

AGOLLİ — Her halk gibi çağdaş konulan tercih ediyor. Toplum yaşamı ele alındığında halk bunu ilgiyle okur. Çünkü, her an karşılaştığı olaylar ve bizzat içinde yaşadığı yaşam anlatılmaktadır.

TAVIR — Örneğin Gorki’nin bu konuda şöyle bir sözü vardır: «Kahramanlık (veya yazılara konu olacak olaylar) hayatın her alanında mevcuttur. Ve ben öyle sanıyorum ki yazarlar bu tür şeyleri yakalayarak konuları kolaylıkla bulabileceklerdir.» Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?

AGOLLİ — Günlük yaşamda bile kahramanlıklar vardır. Fakat, batılıyazarlar kahraman eksikliği olduğunu söylüyorlar. Bunun için baş kahraman olarak psikolojik hasta ve manyak kişileri seçiyorlar yani normal insanı konu olarak incelemiyorlar ve böylece gerçeklerden kaçmaya, uzaklaşmaya çalışıyorlar. Ben bu tür kişilikler hakkında yazılmasın demiyorum, ancak bu tür kahramanlar fon olarak kullanılmalıdır.

TAVIR — Arnavutluk devrimini yapmış bir ülke olarak, kültür devrimini nasıl gerçekleştirmiştir? Genel olarak Arnavutluk’taki kültür yaşamından söz eder misiniz?

AGOLLİ — Kültürel ve ideolojik gelişim ince ve çok önemlidir. Devrimlerin içinde önemli bir devrimdir. Örneğin Çin’deki kültür devrimi çok can sıkıcı olmuştur. Çünkü kültür devrimi adına halk kültürü ve gelenekleri bir tarafa itilmiştir. Ve bu yüzden sağlam bir temele sahip olamamıştır. Bilindiği gibi proleter kültür, geçmişin kültürü üzerinde yükselmezse önemli hiç bir şey yaratılamaz. Bizde böyle bir düşünce ile Arnavutluk’taki kültür devrimini ele aldık ve kültürümüzü inşa etmeye devam ettik. Halk edebiyatının olumlu yanlarını alarak yeni kültürümüzü geliştiriyoruz. Bizde, geçmişde de iyi yazarlar varmış. Örneğin Çayupi, Medani gibi şairler. Onlar, genellikle insanlığın, yaşamının üzerine yazmışlardır. Şiirlerinde belki de fazla devrimcilik yoktur ama iyi yapıtlar çıkardıkları için tutulurlar. Biz savaş döneminde ve ondan sonra da bu tür kişileri koruduk ve hâlâ onlara saygımız var. Yazarların çoğu halkın tarafındandı ve partimiz de onların örgütlenmesinde büyük rol oynamıştır. Ve şimdi sağ kalanlar önemli yazarlar olarak varlıklarını sürdürüyorlar. Bizde 10 – 15 yıl öncesine kadar halk geleneklerini gericilikle bağdaştıran kişiler vardı. Ama artık bu anlayış yıkılmıştır. Gelenekler, cephe arkasıdır edebiyat savaşında. Savaş, cephe arkası olmazsa sürmez. Desteksiz bir savaşı düşünebilir misiniz? Edebiyatta da böyledir. Eğer, idealini arayacaksanız geleneklerin zararlı olanları da vardır. Ancak güzel şeyler çoğunluktadır ve onun içinden iyileri çekip, yeni edebiyatı bunun üzerine kurmak gerekir.

TAVIR — Ülkenizde küçük burjuva yazarlarına karşı nasıl bir mücadele yürütüyorsunuz?

AGOLLİ — Devrim sonraları genellikle burjuva kalıntıları olur ama belirleyici olan yine başta olanlardır. Biz devrimden sonra bu tür kişilere karşı savaşıyoruz. Bunların sanatçılar birliğinde 1030 üyesi vardır ve hemen hepsi sol görüşlüdür. Onlarla, politik, kültürel ve diğer konularda tartışarak doğru olanı kabul ettirmeye çalışıyoruz. Bu silah zoru ile değil, ikna yolu ile oluyor, Küçük burjuvalara karşı eğitim yolu ile savaşmalıyız. Biz bu konuda her gün çalışıyoruz ve her gördüğümüz hatayı açığa çıkararak, doğru yönü gösteriyoruz.

TAVIR — Sizce devrimci bir sanatçı nasıl olmalıdır?

AGOLLİ — Devrimci bir sanatçı halkın evladı olmalıdır ve onun sorunları ile yaşamalıdır. Seyirci olmamalıdır. Büyük sanatçı olup, devrimci değilse bu devrimci bir sanatçı olamaz. Ancak politik olmayan sanatçılar da vardır. Bunları silip atmamalıyız. Örneğin Balzac monarşiye karşıymış, ama edebiyatında demokratmış. Neden demokrattı? Çünkü başka türlü olamazdı, başaramazdı. Fakat şimdi bir sanatçı devrimci olmazsa, iyi bir yazar da olamaz.

TAVIR — Burjuvazi, bilindiği gibi politika ile sanatı birbirinden ayırır. Buna karşı nasıl mücadele edilmelidir?

AGOLLİ — Bu olayların ve gerçeklerin sayesinde olur. Burjuva ideolojisine karşı her türlü araçla mücadele edilmelidir. Çeşitli yayınlar, toplantılar ve buna benzer değişik araçlarla.

TAVIR — Bize ve okuyucularımıza söylemek istediğiniz şeyler var mı?

AGOLLİ — Derginizin çok güzel bir amacı olduğunu ve daha iyi bir yayıncılık için savaştığını anlıyorum. Bu çok iyi bir şeydir. Amacınızı da beğendim.

İnsanın elbisesi olmayabilir ama yüreği ve beyni olmaksızın yaşayamaz. Ayrıca genç oluşunuz da iyi bir gelişmedir bence.

TAVIR — Teşekkür ederiz. Sayın Dritero Agolli.

Quelle: Kültür ve Sanat Yaşamında TAVIR, Sayı: 6, Temmuz 1980

Tavir 06-80.jpg

 

 

Dritëro Agolli Kimdir

Dritëro Agolli (d. 1931-ö. 3 Şubat 2017), Arnavut şair ve romancı.

Agolli Arnavutluk’un Görice kenti yakınındaki Menkulas köyünde doğdu. Orta öğrenimini 1952’de Ergiri’de tamamladıktan sonra 1957’de Leningrad Üniversitesi’nden mezun oldu. O dönemde sosyalist rejimle yönetilen Arnavutluk’a dönerek Zëri i Popullit (Halkın Sesi) gazetesinde yazmaya başladı. Aynı zamanda Tiran Üniversitesi’nde ders de veriyordu. 1973-1992 arasında Arnavutluk Yazarlar ve Sanatçılar Birliği’nin başkanlık görevini de yürüttü.

Agolli, toplumcu gerçekçilik akımının öncülerinden olarak bilinir. Türkçeye de çevrilen Komiser Memo adlı romanıyla Türkiye’deki sosyalist grupları etkilemiştir.

Agolli şiirlerinde kendine özgü bir uyak anlayışı geliştirmiştir ve imgelere bol yer verir. Şiirlerinin temasını insan yaşantıları, sorunları ve doğa oluşturur. Şair ve romancı Dritëro Agolli 3 Şubat 2017’de 85 yaşında ölmüştür.

Yapıtları

    Yolumdan Ayrıldım (Në Udhë Dola, 1958)

    Asfalt Yolda Adımlarım (Hapat E Mija Në Asfalt, 1961)

    Dağ Yolları ve Kaldırımlar (Shtigje malesh dhe trotuare, 1965)

    Komiser Memo (Komisari Memo, 1970)

    Yoldaş Zylo’nun Yükselişi ve Düşüşü (Shkëlqimi Dhe Rënja E Shokut Zylo, 1973)

    Silahlı Adam (Njeriu Me Top, 1975)

    Geciken Gezgin (Pelegrini i Vonuar, 1993)

    Zaman Dilencisi (Lypësi i Kohës, 1995)

    Çılgın İnsanlar (Njerëz Të Krisur, 1995)

    Atalarımızın Ruhu (Shpirti i Gjyshërve,1996)

    Yabancı Yaklaşıyor (Vjen Njeriu İ Çuditshëm,1996)

    Çıplak At Binicisi (Kalorësi Lakuriq, 1996)

    Babam ve Kendim İçin Baladlar Baladë për tim atë dhe për vete, 1997)

    Şeytan Kutusu (Arka e Djallit, 1997)

    Geceyarısı Defteri (Fletorka e mesnatës,1998)

    Ağır Çan (Kambana e Largët, 1998)

Quelle: https://tr.wikipedia.org/wiki/Drit%C3%ABro_Agolli

 

 

 

Advertisements

Kommentar verfassen

Trage deine Daten unten ein oder klicke ein Icon um dich einzuloggen:

WordPress.com-Logo

Du kommentierst mit Deinem WordPress.com-Konto. Abmelden / Ändern )

Twitter-Bild

Du kommentierst mit Deinem Twitter-Konto. Abmelden / Ändern )

Facebook-Foto

Du kommentierst mit Deinem Facebook-Konto. Abmelden / Ändern )

Google+ Foto

Du kommentierst mit Deinem Google+-Konto. Abmelden / Ändern )

Verbinde mit %s