Mahmut Alınak: VAHŞET MÜZELERİ

Başka bir makalede de yazmıştım; bin yıl da geçse Cizre’nin acısı unutulmayacak ve AKP faşizmi bin çözüm süreci de başlatsa, Cizre’nin kanayan yarası kapanmayacak!

Ve her kim ki, geçmişte olduğu gibi, “yeni anayasa, barış ve eşitlik” aldatmacaları ile halkı tekrar AKP’nin tuzaklı yollarına sokmaya kalkışırsa katliamların suç ortağı olacak ve lanetlenecek.

1

AKP faşizmi 14 Aralık 2015’de Cizre ve Silopi’de, hendek bahanesiyle sokağa çıkma yasağı ilân etmiş, çocuk ve bebeklerin de aralarında olduğu yüzlerce insanı katletmişti. Sadece Cizre’deki üç bodrumda savunmasız 177 kişi öldürülmüştü. O bodrumlar zihinlere VAHŞET BODRUMLARI olarak yerleşmişti.

Hendekler devletin zorlaması ile kazıldı. Seksenli yaşlardaki Cizre’li bir ihtiyarın hendek ve barikatların kuruluş günlerini anlattığı şu sözleri tarihi değerdedir:

“Çocuklar bunları yaparken, ‘Evimizin önüne hendek, barikat yapmayın,’ diye onlara kızmıştık. Anneler kulağından tutup çocuklarını hendeklerden çıkarıyordu. Ama sonrasında öyle zalim bir saldırı oldu ki, o anneler hendekteki çocuklarına yemek götürmek zorunda kaldılar.”

Cadde ve sokaklara döşenen mayınlar kamyonlarla asker ve polis arama noktalarından geçirilerek, devletin gözetiminde şehirlere taşındı; bunu bilmeyen yoktur.  

Faşizm Cizre, Şırnak, Nusaybin, İdil, Silopi, Sur ve diğer Kürt şehirlerinde katliam yapmak için plân yapmış ve pusuya yatmıştı. Bu karanlık plânı uygulayabilmesi için de hendeklerin kazılması, cadde ve sokaklara mayın döşenmesi gerekiyordu. Gençler tecrübesizdi, bu kanlı bataklığa kolaylıkla çekildiler.

Vahşet bodrumlarına giden yolun ateşten taşları işte bu şartlarda döşendi.

Cizre’den gelen haberlere bakılırsa, devlet o vahşi katliamı tarihi hafızadan silmek için şimdi de her üç bodrumu da kamulaştırıp yerlerine bina yapmak istemektedir.

Buna seyirci kalınmamalıdır.

İç ve dış kamuoyu o vahşet günlerinde bodrumlarda ölümü bekleyen Mehmet Tunç, Asya Yüksel, Mahmut Duymak, Derya Koç, Remziye Tosun ve on yaşındaki Şevin Tosun’un televizyonlardaki yardım çağrılarına kulaklarını kapatmış ve kötü bir sınav vermişti.

VAHŞET MÜZELERİNİN kurulması vicdanlara çöreklenen kiri temizlemek için bir fırsattır. Partiler, sendikalar, barolar, dernekler ve duyarlı tüm kurum ve kişiler el ele verip, bu yerleri satın almalı ve orada VAHŞET MÜZELERİ kurmalıdırlar.

Bu, insani ve vicdani bir borçtur, zulme karşı sivil bir tavırdır.  

Dünya durdukça o VAHŞET MÜZELERİ tarihe tanklık etmelidir. 

Mahmut Alınak

Advertisements

Kommentar verfassen

Trage deine Daten unten ein oder klicke ein Icon um dich einzuloggen:

WordPress.com-Logo

Du kommentierst mit Deinem WordPress.com-Konto. Abmelden / Ändern )

Twitter-Bild

Du kommentierst mit Deinem Twitter-Konto. Abmelden / Ändern )

Facebook-Foto

Du kommentierst mit Deinem Facebook-Konto. Abmelden / Ändern )

Google+ Foto

Du kommentierst mit Deinem Google+-Konto. Abmelden / Ändern )

Verbinde mit %s