Kürt edebiyatının en soylu ögesi: Çîvanok

Kürt masalını dünya masalından ayrı kılan en önemli özelliklerinden biri oldukça uzun ve çok yönlü olmasıdır. Bir masalın bir gecede bitmediği, başka bir geceye sarktığı hatta üç geceye yayılan çok sayıda masal olduğu bilinir. Bunlardan bir tanesi halk arasında dolaşan Çiroka Benî Hîlalyan’dır. Ayrıca Lawikê Nav Gûl û Rihanan adlı masalın iki gece sürdüğü bilinir.

c.jpg

„Masal“ sözcüğü etimolojik (kökbilimsel) olarak „mesel“ sözcüğünden esinlenerek kullanılagelen Arap orijinli bir terimdir. Kürtçe’de aynı terim „çîrok“ ya da „çîvanok“ olarak kullanılmaktadır. İşlevi, rolü ve içeriği aynı olan ancak değişik sözcüklerle tarif edilen tek bir terimden söz ediyoruz. Yani Kürtçe’de „çîvanok“ olan bu terim, Türkçede „masal“dır.

Kürt dilinde masalın karşılığı „çîvanok“ olmakla birlikte bölge bölge değişen ve „çîvanok“un yakın anlamlısı olan „çîrçîrok“, „hîkayet“, „çîrok“ „xeberoş“, „serpêhatî“, „novel“, „rîwaye“, „fabl“, „cefen“, „efsane“ ve „destan“ terimlerinin de „masal“ anlamında kullanıldığı bilinmektedir. Yalnız günümüzde netlik kazanan „çîrok“ kavramını „çîvanok“tan tamamen ayrı bir kategoride değerlendirmek gerekir. „Çîrok“ Türkçe’deki „öykü“ anlamına gelirken; „çîvanok“, „masal“ anlamına gelmektedir. „Çîrok“ çağdaş bir kavram olup kısa öyküleri ifade eden bir yazın türü iken; „çîvanok“, tarihe dayanan, olağanüstü olayları izah eden bir anlatım biçimidir.

Çivanok, her toplumda olduğu gibi Kürt toplumunda da çok önemli bir yer tutmaktadır. Hele yüzyıllarca yadsınmış, dili yasaklanmış, yazılı yazından yoksun bırakılmış, kültürel ögelerini salt sözlü olarak korumayı başarmış bir halk için „çîvanok“, büyük bir ihtiyaç olarak varlığını sürdürmüştür. Bu çîvanoklar, yüzyıllarca, uzun kış gecelerinin („şevbuhêrk“lerin) sohbet aracı ve eğlenmenin esin kaynağı olmuştur. Bu sohbetlere öncülük eden dengbêjler çîvanok’u (masalı) korumakla kalmamış; güzel, yanık sesleriyle farklı yorumlar katarak stranla (türküyle) zenginleştirmişlerdir.

Dengbêjlerden önce „çîrokbêjler“ (masalcılar) vardı. Buradaki çîrok, masal anlamında kullanılmaktadır. Halkın büyük çoğunluğu halen „çîrok“u „masal“ olarak algılar.
Çirokbêjlerin uzun kış gecelerinde dinleyenlere çok neşeli ve eğlenceli anlar yaşattığı bilinir. Televizyon, radyo, teyp, bilgisayar vb. teknoloji ürünleri yaygınlaşmadan önce halkın tek eğlencesi uzun kış gecelerinde, evlerde toplanarak dengbêjleri ve çîrokbêjleri dinlemek olurdu. Bu çîrokbêjlerin çoğu „jîrik“ denilen bilgelerden oluşurdu. İyi masal anlatan kişiler aynı zamanda çok gezen, çok bilen, tarihsel ve toplumsal birikimi olan şahsiyetler olarak da kabul görürdü. Aynı zamanda kavgaların, anlaşmazlıkların, günlük toplumsal kargaşaların önüne de bu şahsiyetler geçebiliyordu. Başka bir ifadeyle çîrokbêjleri, halkı aydınlatmak bakımından, günümüzün Kürt entelijensiyasıyla eş değerde görmek gerekir. Kuşkusuz buna, dengbêjler de dahildir.  

Dengbêjlik (türkücülük) ile çîrokbêjlik (masalcılık) farklı iki uğraş ya da ilgi alanı gibi görülse de zaman zaman iç içe geçen ortak bir misyonu da taşır. Her iki alanın da birbirini besleyen, etkileyen yönleri, eşgüdümlü görevleri olduğu da söylenebilir. Halkı bilgilendirip eğlendiren bu halk dahileri, yakın tarihe kadar büyük bir saygınlık içinde varlıklarını sürdürmüşlerdir.  

Çîrokbêjî (masalcılık) sıradan, herkesin yapabileceği basit bir uğraş değildir. Büyük bir emek, çaba ve araştırma gerektirmektedir. Aynı zamanda çîrokbêj’in güzel, yalın ve akıcı konuşma tarzına sahip olması gerekir. O da yetmez, tarihi, evrensel ve toplumsal birikimi vardır. Özcesi çîrokbêjler, toplum psikolojisinden anlayan, gelenekleri görenekleri dikkate alan, yöresel dili kullanabilen, telaffuzu düzgün, anlatımı güçlü olan kişilerden hasıl olurdu.

Çîrokbêjlerin okuma-yazması yoktu; doğuştan gelen yeteneklerine, gezme-görme, dinleme-algılama faaliyetlerine ve yaşam deneyimlerine dayanarak güçlü bir anlatım sergileyebiliyorlardı. Varsıl ailelerden kolay kolay çîrokbêj çıkmazdı. Çirokbêjlerin büyük çoğunluğu yoksul kişilerden oluşurdu. Uğradıkları yerde gül biterdi. Köy, kasaba gibi yerleşim birimlerinin ileri gelenleri tarafından karşılanan çîrokbêjler, belli başlı kişiler eşliğinde sohbet odalarına alınırlardı. Anlatım esnasında tek bir söz söylenmez, sözleri kesilmez; büyük bir dikkatle, adeta bir ibadet hassasiyeti içinde huşu ile dinlenirlerdi. Çîrokbêjlerin odlarına seçkin kişiler dışında kimse alınmaz; alınan kişilerin niteliği ve şahsiyeti dikkate alınırdı.

Kürt masalını dünya masalından ayrı kılan, kendine özgü özellikleri vardır. En önemli özelliklerinden biri oldukça uzun ve çok yönlü olmasıdır. Bir masalın bir gecede bitmediği, başka bir geceye sarktığı hatta üç geceye yayılan çok sayıda masal olduğu bilinir. Bunlardan bir tanesi halk arasında dolaşan Çiroka Benî Hîlalyan’dır. Ayrıca Lawikê Nav Gul û Rihanan adlı masalın iki gece sürdüğü bilinir. Buna benzer birçok masal vardır. Kuşkusuz kısa olanları da vardır. Bunların birçoğu dünya masallarının Kürtçe yorumudur.

Kürt masalında bir değil, birden çok tema, öge, içerik iç içe ve yan yana görülür. Bir masal düşünün: Kahramanlık, aşk, öğüt, tasvir, korku, egemenlik, eğlence ve bunların toplumsal yansımaları bir arada anlatılır. Ancak hiçbiri diğerini gölgelemez, yok saymaz, karmaşıklaştırmaz, bunaltmaz.

Bu özellik masalın çok uzun olmasından kaynaklanmaktadır. Hiçbir toplumda üç geceye yayılan uzun bir masala rastlanamaz.

Üç gece süren bir dizi masal, günlük yaşamı etkilediği gibi, toplumsal kültürel gereksinimleri de doğurmaktadır. Masalcı, gittiği köyün civar köylerini başına toplarken; yeme, içme ve barınma gibi ihtiyaçları da dikkate almak zorundadır. Masalın anlatılacağı mekan, konaklama, ağırlama, dinleyenleri karşılama ve memnun etme de ayrı bir kültürel öge olarak gelişir.  

Çîrokbêjlerin hala büyük bir ilgi ve takdirle karşılandığı görülmektedir. Dönem itibarıyla çîrokbêjlerin yerini başka ögeler doldurmakta, yazılı ve görsel araçlar bir biçimiyle bu geleneği sürdürmektedir. Dün masallar sözlü olarak aktarılırken bugün aynı masallar yazılı hale gelmiştir. Televizyonlarda, internet ortamında, basılı, yazılı ve görsel medyada Kürt masalının etkin bir biçimde varlığını koruduğunu hatta daha modern aygıtlarla canlandırıldığını, yeniden yorumlandığını söylemek abartılı bir durum olmasa gerek.   

Kürt masalının farklılığı, masalın özgün kahramanlarından da anlaşılır. Ayrıca Kürt masalında yer alan figürler başka bir masalda görülmemektedir. Örneğin, Kürt masalında dillere destan güzel periler; kılıktan kılığa giren, yedi başlı devleri deviren kahramanlar vardır. Bu kahramanlar yöre yöre farklı isimlerle karşımıza çıkabiliyorlar. Bunlardan birkaç tanesini tanıtmak gerekirse, Mirze Mihemed, Keçelok, Guri, Ito, E’mo û Tisê, Lawikê Nav Gul û Rîhanan, Kerxebîs, Kumreş, Bizdo Belek gibi isimler sayılabilir.
Kürt masalı için salt çîrokbêjlerle sınırlı kalmayıp halkın kendi tarafından da sohbet gecelerinin tuzu biberi yapılırdı. Geceleri dedeler, nineler dizlerine başlarını koyan torunlarını bu masallarla avutur ve uyuturlardı. Yaşı, cinsiyeti, ekonomik durumu ne olursa olsun her Kürt’ün dilinde dolaşan birkaç masal olurdu. Çîrokbêjler derledikleri masalları öncelikle seçkin kişilere, yani köyün ya da yörenin ileri gelenlerine; seçkin kişiler, halka; halk, çocuklarına anlatır.

Kürt dokuma kültürünün en önemli ögelerinde tevndarî (kilim, halı dokuma işi) ve dolaprêsî (çıkrıkta pamuk ipliği bükme geleneği), genç kızların, orta yaşlı ve yaşlı kadınların önemli uğraşları olarak bilinir. Bu mekanlarda dûrik/dilok, mamik (maniler) söylenir, çîrokên dildariyê (aşk masalları) anlatılırdı.  

Kürt masalının bir diğer özelliği, üretim biçimine (toprağa dayalı üretim tarzına) dayanan figürler taşımış olmasıdır. Bütün masallarda halkın her gün karşılaştığı hayvanlar (evcil: at, eşek, öküz, katır, inek, keçi, koyun, kuzu, kedi köpek; yabani hayvanlar: karga, kartal, tilki, kurt, aslan, kaplan, çakal, ayı) yer alır. Kürt masalında çiftten, çubuktan bahsedilir. Taş, toprak, dağ, ova, köy, dere, çay, ırmak, vadi, bağ, bahçe, bostan, ağaç, orman, tarla, ekin, harman, değirmen, kuyu, ahır, ağıl, kümes vb. vazgeçilmez mekanlardır.

Kürt masalında aşk büyük bir yer edinir. Aşk masalının erkek kahramanları bazen Mîrze Mihemed, bazen Keçelok (Gurî), bazen Sêwî’dir. Kahraman yiğit, cesur, gözü kara, yaratıcı, yetenekli, alçak gönüllü ve çalışkandır. Yoksul kadın kahraman ise varsıldır. Kız ya bir „mîr“in (kral, bey, padişah, sultan hükümdar vs.) kızıdır; ya da güzelliğiyle dillere destan, öksüz bir köylü kızıdır.

Ancak şu gerçeğin altını çizmeden geçemeyeceğiz. Kürt toplumunda sömürgecilerin yaşattığı dil yasağı, yazılı edebiyatın gelişmesini büyük ölçüde geciktirmiş hatta aksatmıştır. Bu nedenle yazılı çîrok -yani öykü- yazma geleneği çok yakın bir tarihe kadar seyrek görülmüştür. Kuşkusuz tümden yok sayılamaz; ancak güçlü bir biçimde var olduğu da söylenemez. Yalnız çîvanok’un (masalın) çok eski bir geçmişe uzandığı gerçeği vardır. Bu bağlamda çîvanok’un Kürt dilini büyük ölçüde koruduğu, geliştirdiği kolaylıkla söylenebilir. Kürt masalı klasik dünya masalları bağlamında ele alındığında 4 temel gruba ayrılır:  

1. Hayvan masalları
2. Olağanüstü masallar
3. Güldürücü masallar
4. Zincirlemeli masallar

Hayvan masalları: Genellikle kısa masallardır. La Fontaine tarzı (derlenip toplanmış, yorumlanmış, Kürt kültürüne uyarlanmış) masallara, Kürt masalında da sık sık rastlanır. „Kêz Xatûnê“ (Böcek Hanım), „Mişk û Kêzik“ (Fare ile Böcek), „Rovî û Pîrê“ (Tilki ile Nine), „Gur ê Gizme Sor“ (Kırmızı Çizmeli Kurt), „Dîk û Rovî“ (Tilki İle Kurt), „Keftar û Gur û Rovî“ (Çakal, Kurt ile Tilki), „Şenglo-Menglo Derî Li Dayîka Vekin“ (Şenglo-Menglo Keçi Yavruları Annenize Kapıyı Açın), Şêr û Mişk (Aslan ile Fare), Pisîk û Şêr (Kedi ile Aslan), Deve û Xwedî (Deve ile Sahibi), Gayê Cot (Çifte Koşan Öküz), Berxika Berşîr û Gurê Devbixwîn (Süt Kuzusu  ile Kanlı Kurt), Şêr û Hêstîr (Aslan ile Katır), Kîroşk û Kosî  (Tavşan ile Kaplumbağa), Çirçirk û Morîstan (Ağustos böceği ile Karınca), Rovî  û Hirç (Tilki ile Ayı) vb. masallar bu türün en güzel örnekleridir.

Olağanüstü masallar: Olağan varlıkların yanı sıra cin, peri, dev, ejderha gibi olağanüstü varlıklara da yer verilir. Gerçekçi masalların başlıca kahramanları ise padişahlar, vezirler, prenses ve prensesler, zenginler, hırsızlar ya da haydutlar gibi gerçek hayattaki kişilerdir. Bunun örnekleri, „Hûtê Heft Serî“ (Yedi Başlı Dev), „Pîrebokê Nêr“ (Erkek Öcü), Aşê Cinan (Cinlerin Değirmeni), „Bîra Çil Mêrî“ (Yedi Yiğit Kuyusu), „Qesra Çil Derî“ (Kırk Kapılı Köşk) ve benzerleridir.

Güldürücü masallar: Okuyan ve dinleyeni eğlendirmeyi amaçlayan masallardır. Kürt masalında komik ve güldürücü masallar had safhadadır. Bu masal türünün kahramanlarının adı bile dinleyiciyi güldürmektedir. Bu özellik başlı başına özgünlük taşımaktadır. Psikolinguistik (algılama ve dil psikolojisi) alanına giren bu özellik, Kürt masalını ayrı bir yere koymaktadır. Masalın kendisinden çok kahramanlarını öne çıkaran bir özellik… Kürt toplumunun bireyleri bu kahramanlarla özdeşleştirilir. Birçok kişinin de lakabı, mahlası olur. Örneğin, Bizdo Belek (Benekli Korkak), gölgesinden korkacak kadar ödlektir. Tek başına dışarı çıkamaz. Eşinin (karısının) esiridir.
Zincirleme masallar: Kürt masalında, sıkı bir mantık bağıyla birbirine bağlanan, küçük ve önemsiz bir dizi olay art arda sıralanır.

Kahramanı Lawikê Nav Gûl û Rîhanan (Gül ve Fesleğenler Arasında Yaşayan Delikanlı) olan bu masal türüne seyrek rastlanır. Bu masal türünü anlatan ve dinleyen çok az sayıda insan vardır.

Masalın bir diğer anlatım tarzı fabldır. „Fabl“ Kürtçe’de „cefen“ olarak adlandırılır. Cefenin -yani fablın- ilk ürünü, Kelile ve Dimne olarak bilinir. Anayurdu ise Hindistan’dır.   

Eskiden „hebû tunebû“ (bir varmış bir yokmuş) ile masal anlatmaya başlayan çîrokbêjlerimiz veya dedelerimiz vardı. Kürt toplumunda yüzyıllarca süren bu masal geleneği, çocukluğumuza kadar süregeldi. Ne yazık ki, televizyonlardaki çizgi filmler ve televizyonun gereğinden fazla yaygınlaşması, bu sözlü edebiyat türünü zayıflattı. Ancak Med, Medya, Roj, Stêrk, Nûçe gibi televizyon kanalları özellikle çocuklar için Kürt masalıyla ilgili nitelikli, canlı programlar düzenlemişlerdir.   Kurdsat, Kurdistan TV, Dünya TV, TV 10 ve İMC’nin de programlarında zaman zaman Kürt masallarına yer vermeleri, Reşat Sorgul’un masal sunumu, Dibistana Kurdî (Kürt Okulu) tarzı siteler, Kürt masalının gelişmesine ve korunmasına büyük katkı sağlamaktadır.

Ancak yakın tarihte masalla ilgili çalışmalardan bahsetmek de mümkün. Çağımızın Kürtçe şiirinin ünlü öncülerinden Cegerxwîn’in fabları, araştırmacı Kurdolog ve Kürt folklor bilimi uzmanı Celîlê Celîl’in öğretici kısa halk masallarından („Dîwaro Tera Dibêm Bûkê Tu Guhdar Be“ – Duvar Sana Söylüyorum Gelin Sen Dinle), Îshak Tepe’nin „Mişk û Kêzik“ (Fare ile Böcek), Feqî Huseyn Sağnıç’ın „Çîrokên Kurdî-Fabl“ (Kürt Masalları), Abbas Alkan’ın „Çîroka Rovî Gur“ (Kurt İle Tilkinin Masalı), Jîr Dilovan’ın „Ji Biçûkan re Çîrok, Ji Mezinan re Dîrok“ (Çocuklar İçin Masal, Büyükler İçin Tarih) ve „Çîrokên Kurdî“ (Kürt Masalları) Hüseyin Deniz’in „Çîrok û Çîvanokên Kurdan“ (Kürt Öykü ve Masalları), Sadık Varlı’nın „Masal Dizileri“, Adar Jiyan’ın „Serkeftina Morîstanan“ (Karıncaların Zaferi) adlı durêzik (beyt) tarzındaki fablları bu konudaki önemli çalışmalardır. Weşanên Enstituya Kurdî Ya Stenbolê (İstanbul Kurt Enstitüsü Yayınları), Weşanên Enstîtuya Kurdî Ya Amedê (Diyarbakır Kürt Ensitüsü Yayınları), Wekfa Huner û Kulturî Li Stockholmê (Stockholm Sanat ve Kültür Vakfı Yayınları), Enstîtuya Kurdî ya Parîsê (Paris Kürt Enstitüsü), Enstîtuya Kurdî Ya Berlînê (Berlin Kürt Enstitüsü), Kurdî-Derê ya Amedê (Diyarbakır Kurdî-Der), Weşanên Kurdî-Derê Ya Enqerê (Ankara Kurdî-Der Yayınları), Kurdî-Derê Ya Edenê (Adana Kurdî-Der), Kurdî Derê Ya Rihayê (Urfa Kurdî Der), Kurdî Derê Ya Wanê (Van Kurdî-Der), Kurdî Derê ya Batmanê (Batman Kurdî-Der), İstanbul NÇM (Navenda Çanda Mezopotamyayê: Mezopotamya Kültür Merkezi), İzmir NÇM, İzmir ADA Kültür Merkezi, Mersin AKM (Akdeniz Kültür Merkezi) çalışmaları ve şu an anımsayamadığımız (bizi bağışlasınlar) diğer bir çok kurum-kuruluş, yazar-çizer ve şairin çalışmaları, değerlendirmeleri Kürt masalına yeni yorumlar katmıştır.

Bu çalışmaların ve çabaların her biri hem Kürt masalının, hem de dünya masalının anlaşılması, korunması ve gelişmesi bakımından da büyük önem arz etmektedir.
Genelde tüm halkların yani dünya edebiyatının en köklü edebi anlatısı masaldır. Dünya edebiyatı masala borçludur. Özelde de çîvanok, Kürt edebiyatının en soylu, en kadim ve en güçlü ögesidir. Kürt dilinin varlığını koruyan en önemli unsurlardan biridir. Hiçbir şey yokken, çîvanok vardı. Bugün de vardır; yarın da olacaktır. Çîvanok’un korunması ve geliştirilmesi, Kürt dilinin korunması ve geliştirilmesi demektir.

Zira çîvanok, bitmez tükenmez bir kelime hazinesi, zengin bir söz dağarcığı, biriken atasözü ve deyim denizi, sonsuz bir edebi okyanustur. Bugüne kadar onun Kürt dilini koruduğu gibi, Kürt dili de çîvanok’u koruyacaktır. Kürt dilinin geliştirilmesine koşut olarak geliştirilen her edebi ürün gibi, çîvanok da yeniden güçlenecek, kendi özgünlüğü içinde bir masal ırmağı olup dünya masal okyanusuna coşarak akacaktır.

ADAR JIYAN

Quelle: http://www.yeniozgurpolitika.org/index.php?rupel=nuce&id=24473

 

Advertisements

Kommentar verfassen

Trage deine Daten unten ein oder klicke ein Icon um dich einzuloggen:

WordPress.com-Logo

Du kommentierst mit Deinem WordPress.com-Konto. Abmelden / Ändern )

Twitter-Bild

Du kommentierst mit Deinem Twitter-Konto. Abmelden / Ändern )

Facebook-Foto

Du kommentierst mit Deinem Facebook-Konto. Abmelden / Ändern )

Google+ Foto

Du kommentierst mit Deinem Google+-Konto. Abmelden / Ändern )

Verbinde mit %s