Mahmut Alınak: KÜRDİSTAN VE KATALONYA REFERANDUMLARININ BİZE SÖYLEDİKLERİ

Güney Kürdistan’ın 25 Eylül’de yaptığı bağımsızlık referandumu kansız sonuçlanarak şiddet karşıtlarını sevindirdi. Damarlarında Saddam’ın ırkçı virüsü dolaşan sömürgeci Irak yönetimi demokrat olduğu için değil, göze alamadığı için silahlı bir müdahalede bulunmadı.

Gelgelelim İspanya diktatörü faşist Franco’nun torunları, Katalonya’nın 1 Ekim’de yaptığı bağımsızlık referandumuna silahla müdahale ettiler. Ancak Katalonya halkı yaklaşık bin kişinin yaralandığı vahşi saldırıya yiğitçe direndi ve bağımsızlığa yüzde doksanla “EVET” dedi. 

13

Dün ajanslar bağımsızlıkla ilgili bir haber daha geçtiler. Kamerun’un Anglofon bölgesindeki halk sembolik bağımsızlık ilan etti. Kamerun devlet güçleri topluluğa ateş açtı, yedi insan öldürüldü, yüzlercesi yaralandı.

Normal akla göre, dünyanın, Güney Kürdistan, Katalonya ve Anglofon halklarını kutlaması ve devlet olma haklarını selamlaması gerekirdi, insan ve demokrat olmanın icabı buydu.

Ama böyle olmadı.

Dünyanın bağrına çıngıraklı yılan gibi yerleşen istilacı devletler, kendi aralarında kanlı bıçaklıyken, bu bağımsızlık taleplerine karşı tek yumruk oldular.

Güney Kürdistan ve Katalonya’daki referandum ile Kamerun’ un giriştiği katliam bize şunu söylüyor:

İnsanlık, dünyayı kana bulayan bu vahşilerden kurtulmadıkça huzura kavuşamayacak!

Dünyanın dizginlerini bunların kanlı ellerinden almak gerekiyor.

Ve..

Bu referandumlar karşısındaki tavrıyla bir defa daha görüldü ki, Birleşmiş Milletler, ezilen halkların koruyucu şemsiyesi değil, bu vahşi güçlerin örgütüdür.  

Geçenlerde yazdığım “Kır Zincirlerini Katalonya” başlıklı makalemde, “1 Ekim’de hepimiz Katalonyalız,”demiştim.

İspanya devletinin Katalonyalılara karşı giriştiği hayvani saldırıyı televizyonlarda izleyince, o sözümün kuru bir slogandan ibaret olduğunu düşündüm.

Oysa..

O gün, hiç değilse arabalarımızı ve evlerimizin pencerelerini Katalonya’nın bağımsızlık sembolleriyle süsleyebilirdik. İspanya büyükelçiliğinin kapısına siyah çelenk koyup basın açıklamaları yapabilir, sosyal medyada milyonlar halinde dayanışma selamlarımızı haykırabilirdik.

Peki, bu mengeneden kurtulmanın yolu nedir diye, haklı bir soru duruyor önümüzde.

Dünyayı işgal altında tutan bu zebaniler nasıl ki ezilen halklara karşı tek yumruk oluyorlarsa, halklar da onlara karşı birleşip tek yumruk, tek vücut olmalıdırlar.

Meselâ..

Bu Firavunlar Katalonya’da zulüm mü yaptılar? Dünyanın gerçek sahipleri, ezilen halklar, “Her yer Katalonya!” sloganıyla sokaklara dökülseler..

Kürdistan, İrlanda, Anglofon, İskoçya veya dünyanın başka bir parçasında bir katliam mı yapıldı? Ezilen milyonların, “Her yer Kürdistan, her yer İrlanda, Anglofon, İskoçya…” haykırışları dünyanın dört bir yanında dağları sarsacak olsa..

Böyle muazzam bir uluslararası güç yaratılabilse..

Bugün Güney Kürdistan’a karşı başlatılan bu kıskaç- boğma harekâtına girişmek yürek isterdi.

Irkçı İspanya öyle gözü kara bir şekilde Katalonya’ya saldıramaz, Kamerun da katliam yapamazdı.

Tartışılmaz gerçek şu ki..

Mal ve paraya doymayan bu vahşi sürü, ancak ezilen halkların uluslararası kardeşlik dayanışması ile durdurulabilir.

Yoksa dünyayı mazlumlara mezar etmeye devam edecekler.

İşte dün Amerika’da gerçekleşen o kitlesel katliam!

Hiçbir hayvan böyle bir canavarlığa kalkışmaz! Bu katliamı yapanlar, bu Hitler ruhluların faşist, gerici düzenlerinin eseridirler.

                Peki, ezilenler ne yapmalı?

Her renk, dil, din ve mezhepten dünya ezilen halklarının önündeki elzem görev, Birleşmiş Milletler’ e alternatif olarak BİRLEŞMİŞ EZİLEN HALKLAR ÖRGÜTÜ’ nü kurmaktır.

Böylece ezilen halklar ve sömürgeler artık zalimlerden lütuf beklemeyecek, kendi örgütleri aracılığı ile kaderlerini tayin edeceklerdir.

Ve bir şey daha..

Halkların alın teri milyarlarca dolarların akıtıldığı silah sanayiinin kapısına da ancak böyle bir örgütün yaratacağı uluslararası baskı ile kilit vurulabilir.

Bu görev kimindir?

Farklı ülkelerde devrimci hareketleri temsil eden parti ve örgütlere bu görev düşüyor.

Bana göre böyle bir çalışma, dünyada yeni bir çağı, Özgürlük Çağı’nı başlatmış olacaktır.

alinakavdo@gmail.com

Mahmut Alınak, 03.10.2017

Advertisements

Kommentar verfassen

Trage deine Daten unten ein oder klicke ein Icon um dich einzuloggen:

WordPress.com-Logo

Du kommentierst mit Deinem WordPress.com-Konto. Abmelden / Ändern )

Twitter-Bild

Du kommentierst mit Deinem Twitter-Konto. Abmelden / Ändern )

Facebook-Foto

Du kommentierst mit Deinem Facebook-Konto. Abmelden / Ändern )

Google+ Foto

Du kommentierst mit Deinem Google+-Konto. Abmelden / Ändern )

Verbinde mit %s